“Kürt’üz, Vatan için Ölürüz”

Mardin’in Nusaybin ilçesinde PKK’lı teröristlerin yola döşediği patlayıcıyı imha ederken şehit düşen Astsubay Kıdemli Başçavuş Coşkun Göl’ün (35) cenazesi, memleketi Elazığ’da toprağa verildi. Evli, 2 çocuk babası şehit Göl için dün Onurlar Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı törende şehit annesi Hüsniye Göl, “2 oğlum var, yine olsa yine feda ederim. Vatanıma canım kurban olsun feda ederim. Ben oğluma kurban olurum oğlumun yeri cennet olsun” diye ağladı. Şehit eşi Şahide Göl de eşinin tabutunun yanına gelerek önce fotoğrafını öptü, ardından tabuta karanfil bıraktı. Coşkun Göl’ün özel güvenlik görevlisi olan ağabeyi Cengiz Göl ise şunları söyledi: “BDP’nin başı Selahattin Demirtaş’a seslenmek istiyorum: Ben bir Kürt’üm, Kürtlüğümle gurur duyuyorum, çünkü vatanımın, ay yıldızımın içerisinde kardeşim canını verdi. Ben de canımı verirdim. Bizde bir ayrımcılık yok. Bir devlet her şeyden önce bir Kürt’ü astsubay yapar mı? Bak biz olduk. Devletimiz bir tanedir. Biz hiçbir zaman kendimizi yabancı, sahipsiz hissetmedik. Yaşasın Türkiye devleti, yaşasın Türk insanı.

Hürriyet / 28.2.2012

Gerçek Kardeş Kim?

PKK Van’da Enkaz Kaldıran Askere Saldırdı

Van Başkale’de dün akşam saatlerinde askeri bir araca teröristler tarafından el yapımı bomba atıldı. Askeri birlikler, depremde enkaz altında kalan vatandaşlara yardım etmek için çalışırken durumdan yararlanmak isteyen teröristlerin askeri karakola taciz ateşi açtığı da belirtildi. Saldırıda 4 askerin yaralandığı kaydedilirken, yaralıların askeri ambulans helikopterlerle Van asker hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Milliyet / 25.10.2011

Haber linki

Kürtlerden PKK’ya: “Benim İçin Öldürme!”

www.benimicinoldurme.blogspot.com

PKK Kadınlara Saldırdı

PKK’lı teröristler, Siirt’te akşam saat 20.00 sıralarında saldırı düzenledi. Bir grup terörist, Polis Meslek Yüksekokulu’nun yakınlarında sivil bir otomobile önce uzun namululu silahlarla ateş açtı, ardından da roketatarlı saldırı düzenlendi.

Saldırıda otomobilde bulunan 4 kadın hayatını kaybederken 2 kişi de yaralandı. Saldırıya polis okulunda bulunan güvenlik güçleri tarafından anında karşılık verilirken, çıkan çatışmada bir terörist öldürüldü.

ntvmsnbc.com / 20.9.2011

Güneydoğu’da PKK Sivillere Saldırdı

Siirt’in Eruh İlçesi ile Şırnak karayolunu dün akşam taşlarla kapatan bir grup PKK’lı terörist durdurdukları araçlarda kimlik kontrolü yapıp, 2 yeğeniyle Şırnak’a giden Abdullah Öztürk’ü kaçırdı. Yeğenlerinin jandarmaya haber vermesi üzerine bölgede başlatılan operasyonda, yakın bir yerde Öztürk’ün silahla vurulmuş cesedi bulundu.

Abdullah Öztürk’ün, bölgedeki olaylar nedeniyle 15 yıl önce Gaziantep’e yerleştiği ve 3 gün önce memleketi Eruh’a ziyarete geldiği belirtildi. Bingöl’ün Adaklı İlçesi Kaynakdüzü Köyü’nden Turan Fıratoğlu’nun minibüsünü durduran teröristler onunla birlikte Aşağı Yağmurlu Köyü’ne gitti. Köyden iki kişiyi de silah tehdidiyle yanlarına alan PKK’lılar minibüsü köy dışında terkedip 3 kişiyle birlikte ormanlık alana kaçtı. Siirt Valisi Musa Çolak, dün akşam saatlerinde Şırnak karayoluna inen iki terörist tarafından, Eruh İlçesi Yılmaz Köyü’nde oturan Abdullah Öztürk’ün kaçırıldığını ve Minyanis mevkiinde uzun namlulu silahlarla öldürüldüğünü açıkladı. Abdullah Öztürk’ün cesedi otopsi için Eruh Devlet Hastanesi morgunda bekletilirken, Vali Musa Çolak, kaçan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için operasyon başlatıldığını söyledi.

Hürriyet / 20.9.2011

Doğu’da Görev Yapan Bir Doktorun Mektubu

(S. Hakyemez, elektronik postayla gönderdiği yazısında bir gerçeği ifade ediyor.)

“Buraya ilk gelince insan önce bir şeyler başarmak istiyor ve bütün olanaklarını zorluyor. Ancak bir süre sonra bütün isteğini kaybedip “Ben burada ne arıyorum?” diye sorgulamaya başlıyor. Malzeme temini yerel firmaların kontrolünde (ki hepsi siyasilerin). Hastane yönetimlerine baskı had safhada. Siyasiler hastane üzerinden resmen devleti soyuyorlar. 1’e mal olanı 4’e satıyorlar.
İnsanlar doktorlara karşı büyük bir öfkeye sahip. Geldiğimden beri darp edilmeyen arkadaşım kalmadı.
Burada halk aşırı şımartılmış. İnsanların işini halletmeyince ya kaymakama gidiyor, ya da “Ben PKK’lıyım, seni vururum” diye tehdit ediliyoruz. Can ve mal güvenliğimiz sıfır. Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor. Herkese ayda 150 TL çocuk parası (ki çocuk başına), çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren de mama ve bez parası ödeniyor.
Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor. O çocuklar ne yapıyor peki? Üzerlerinde üniformaları, ellerinde PKK bayrakları ile DTP mitingine gidiyor. Herkese, eksin ya da ekmesin, toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya). Bu yardımda sadece beyana bakıyorlar. Adam 5’i 50 yazdırabiliyor. Van’da dağıtılan paraya bakınca, göl bile tarım arazisine sayılsa az gelir. Her cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor. Buralarda tek vergi verenler devlet memurları… İnsan içinden ve de dışından lanetler okuyor.  
(Bu yazıyı herkese dağıtın, bilinsin. Neden terör de bitmiyor daha iyi anlaşılır sanırım. Terör biterse bu insanlar çalışmak zorunda kalabilir, devlet denetimini daha iyi yapabilir… İsterler mi bu rantın bitmesini!)
Sevgiyle kalın!”

Yalçın Bayer

Hürriyet / 13.6.2010